'TSK konuştukça batıyor'

Ekrem Dumanlı ‘Medya Mahallesi’nden TSK’ya böyle seslendi...
Bu haberi 3.462 kişi okudu.
Son güncelleme: 14:06 TSİ 06 Kasım 2009 Cuma
Haberi Paylaş
Yazı boyutu   Yazdır 
Ayşenur Aslan’ın CNN Türk’te hazırladığı ‘Medya Mahallesi’nin bugünkü konuğu Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı oldu. Daha doğrusu, Aslan, Zaman gazetesinin TÜYAP Kitap Fuarı’ndaki standında Dumanlı’nın misafiri oldu.

Dumanlı’nın medyaya bomba gibi düşen ‘tasfiye listesi’nden, yeni kitabı ‘Anlık Hikayeler’e, ıslak imzalı belgeden domuz gribine kadar gündemdeki sıcak konuların değerlendirildiği program, TSK’nın sondakika açıklamasıyla da farklı bir tartışmayı gündeme getirdi.

Genelkurmayın bu süreçte hata yaptığını belirten Dumanlı, son dakika haberi üzerine de ‘konuştukça batıyorlar2 yorumunda bulundu.

İşte Ayşenur Aslan ve Ekrem Dumanlı arasındaki keyifli sohbetin ayrıntıalrı:

Ayşenur Arslan: Bu kadar sıcak ve yoğun gündem arasında nasıl edebiyat kitabı çıkarabildin?

Ekrem Dumanlı: Bunun önemli nedenlerinden biri Türkiye’deki sıkışan gündem. Bu gündemin içine çok sıkıştığımızda ruhen de bunaldığımı hissediyorum. Bir tür kendimi yenilemek, oksijen almak hayata bir şekilde tutunmak için edebiyata sığınıyorum. Bütün gazetecilerin de edebiyetle uğraşması gerektiğini düşünüyorum.

ABD’de yapılan askeri üssse saldırıyı değerlendiren Dumanlı, eylemci askerin Müslüman oluşunun Türkiye’de gündeme getirilmesinin doğru olmadığını, ABD’nin de bu tür haberler konusunda tecrübeye sahip olduğunu ve haberlerin ayrıştırıcı yönlerine artık vurgu yapılmadığını söyledi.

‘TASFİYE YAZILARIMA HÜRRÜYET VE MİLLİYET’TEN DESTEK BEKLEDİM’
AA: Siz daha önce de tasfiye edilecek gazetecileri yazdınız. Sizce Türkiye’de ne tasfiye ediliyor ya da edilmeli?

E.D: Ben kendi yazımda isim vermemiştim. Hatta o ismi ben vermişim gibi yaptılar. Ben yalan yazmakta devam eden, insanları aşağılayan, toplumu küçümseyenlerin tasfiye edileceğini yazdım. Bu ilkelere genelde katıldılar ama hepsinin de ‘ama’ları vardı. Ben aslında en büyük desteği Hürriyet ve Milliyet gazeteleri Genel Yayın Yönetmenlerinden beklerdim. Yazarların aşağılayan yazılarının faturası onlara çıkıyor. Bir lokantada yemek yiyen birinin çıkarken hesabı sizin ödeyeceğinizi söylemesi gibi bir şey. Dünyada böyle olmuyor. Dünyada kanunsuz bir haber sayfaya gireceği zaman sayfa editörleri bile bu duruma itiraz edebiliyor.

AA: Bu yaşananlar birinci cumhuriyetin tasfiyesi midir?

E.D: Bu durumu tavuk-yumurta poolemiğine girmeden açıklarsak toplum dinamizmiyle açıklayabiliriz. Türkiye’nin yüzde 40’ı genç. Bu nüfus dünyaya daha açık ve onların artan taleplerini politikacılar da medya da görmeli. 10 yıl önceki Türkiye ile bugünkü türkiye arasında fark var. Eskiden arabanın camından kül ve portakal kabukları atılırdı. Uçakta otobüste sigara içilirdi. Şimdi kahvelerde bile sigara içilmiyor.

AA: Söz sigaradan açılmışken belirtmem gerek. Bugün benim sigarayı bırakışımın beşinci yılı.Mesele sigara kadar naif olsa işimiz kolay ama çok daha ağır bir ideolojik bir tirbülans yaşıyoruz gibi?

E.D: Buna, kendimi de dahil ederek söylüyorum, kutuplaşmayı tahrik ederek yaptığımız kavgaların neden olduğunu düşünüyorum. Toplumun böyle kavgaları yok. Toplum daha katılımcı, uzlaşmacı, birbirine tahammül eden...Mesela cumhurbaşkanının Tunceliye gitmesi, Semah törenine katılması büyük bir şey.

‘SEMBOLİKL ANLAM YÜKLEMELER TÜRKİYE’Yİ TIMARHANEYE ÇEVİRDİ’
AA: Cumhurbaşkanı’nın ayakkabısını çıkarması, bazı kişiler tarafından Cemevinin ibadethane olarak görüldüğü şeklinde yorumlandı?

E.D: Türkiye bu tür sembolik anlam yüklemelerden tımarhaneye dönecek diye korkuyorum. Sayın Cumhurbaşkanı Kayserilidir. Birinin evine gitseniz, o evde ayakkabılar çıkarılıyorsa çıkarılır. Ben bunu bir centilmenlik olarak gördüm. Siyasi ve kültürel bir yüklemedim. Ama 10 yıl evvel Aleviler böyle bir taleple gelse, yadırganırdı. Türkiye’de Alevi-Kürt-Türk-Sünni –solcu-sağcı...Artık bunları beraber katılımcı bir demokrasi içinde yaşama tecrübesine doğru gidiyoruz. Toplum siyasetin de medyanın da önünde gidiyor. Kim toplumun arkasında kalırsa bu büyük değişimin gerisinde kalmış olur.

AA: Bu büyük değişimin her zaman ileriye doğru evrilmeyeceği de söz konusu.

E.D: Onu da kamo vicdanı belirleyecek .Türk milletinin sezgisi bilgisinin çok ötesinde bir millet. Bir yanlış yapıldığında, onu nasıl seziyorsa, siz nasıl bir mesaj gönderirseniz gönderin, mesajın şiddetine bakmıyor. Ben bu işe razı değilim diyebiliyor. O yüzden ben milletin basiretine sezgisine güveniyorum. Yoksa elli kere sosyal çatıpşma çıkardı bu ülkede.

AA: Zaten 30 bin kişinin öldüğü bir süreçte Kürtler ve Türklerin aynı apartmanda aynı mahallede yaşaması esas ders alınacak şey diye düşünüyorum. (Albay Dursun Çiçek’e ihtarlı davetiye gönderilmesi ve ıslak imzalı belge konusunda) Sizin gazetenizde de, yalan demiyorum ama, ortaya çıktı ki doğru ve gerçeği yansıtmayan haberler yer aldı. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Yani bazı konulara önemli olan esastır, gerisi tefarruattır diye mi bakılıyor acaba?

‘TSK KONUŞTUKÇA BATIYOR’
E.D: Hayır. Biz haberi enine boyuna araştırırız. Ama burada şöyle bir sıkıntı var. Türkiye’nin aylardır tartıştığı bu konuyla ilgili yetkililer susmayı tercih ediyor. Yani doğrudan TSK. Ortada çok ağır bir itham var. Önce fotokopi belge ele geçti, şimdi de ıslak imzalı orijinali bulundu. (Bugün Genelkurmay tarafından ‘ıslak imzalı belge dört kez istendi ancak fotokopisi gönderildi’ haberiyle ilgili olarak) Konuştukça batıyorlar. Daha ne diyim. Vaka şu aslında. TSK kimsenin babasının şirketi değil. TSK 2000 yıllık bir ordu. Şerefiyle haysiyetiyle onuruyla milletin bağrına bastığı çok önemli bir kurum. Bir kere toplantının mahiyeti de yanlış. Akreditasyon yapılırken bir haksızlık yapılır onu bir kenara yazmak lazım. Şöyle bir de imaj oluşuyor: Akredite edilen gazetecilere bir şeyler söyleniyor, onlar da gidiyor dışarda yazıyor. Bu tartışılacak başka bir konu.

AA: Oradaki gazetecilere de TSK sözcüsü muamelesi yapmamak lazım.

E.D: Tabi ki. Ama sonuçta da, Oktay bey ‘hangi kriterlere göre yaptınız?’ dediğinde ‘hiçbir kriterimiz yok denildi. Hiçbir kriterin olmadığı yerde keyfiyet vardır. Oratada bir vaka var. Askeri savcılık, Genelkurmay bu konuda iyi bir sınav veremedi. Dursun Çiçek’in adı büyük işadamlarının ‘lahika’ adıyla fişlendiği olayda da çıkmıştı. Doğru dürüst bir tahkikat yapılmadı. Daha önceki andıçlarda da bir tahkikat yapılmadı. Şimdi lahşkada tahkikat yapılmadı, andıçta, e-muhtırada da yapılmadı, Dursun Çiçek hakkında da bir işlem yapılmadı. Islak imza meselesi çıkalı 2 hafta geçmiş. Herhangi bir gazeteci, siyasetçi ya da iş adamı böyle bir ithamla karşı karşıya gelseydi, gelip savcılığa ifade verirdi. Bu kadar basit bir hukuki işlemin yapılmamasını başka bir şeyle örtmek kamu vicdanını tatmin etmez.

‘GENELKURMAY, ALBAY ÇİÇEK’İ AÇIĞA ALMALI’
AA: Ama çağırılmadım diyor. İstanbul Cumhuriye Başsavcıvekili Çolakkadı da çağırmadık diyor. Sizin hakkınızda da bir çok şey yazılıyor. Durup dururken gidip ifade verir misiniz?

E.D: Milleti bu kadar ilgilendiriyorsa, veririm. İkincisi, yetkili kişi de şöyle yapar...Diyelim ki Çemişkezek’te bir ilköğretim müdürü hakkında bier iddia olduğunda, devlet o kişiyi açığa alır ve ‘soruşturmanın selahiyeti açısından’ ben bunu açığa aldım, soruşturma yöneteceğim der. Devletin temayülü böyledir. Bu konuda elli tane haber çıkmış. Genelkurmay’ın da bu kişiyi açığa alması ve soruşturmayı başlatması gerekir. Sustukça, bu meseleyi örtbas etmeye çalıştıkça ordu yıpranmaktadır ve kimse ordunun yıpranmasını istemez.

AA: Gazeteniz yazarı Mümtazer Türköne, yeni bir ordu lazım diyerek, gerçi o karargah yapısı gibi son derece teknik ve felsefi bir şeyden bahsediyor ama, bu da doğru geliyor mu size. Bu konunun bu kadar açık tartışılması?

E.D: Türköne bir asker çocuğu. Konuya teknik olarak da vakıf. Kendi fikirleri, katılıp katılmamak size kalmış Aynı şeyi Yaşar Büyükanıt Genelkurmay Başkanıyken İlker Başbuğ da söylemişti. O da, ordunun 2010 yılında profesyonel bir ordu olacağını söylemişti. Mümtazer Bey’in de söylediği odur.

AA: Domuz gribi konusunda ne düşünüyorsunuz? Hükümette bir çatlaktan bahsediliyor?

E.D: Şu sıra çok yurtdışında bulundum. Türkiyedeki kadar, halka bu kadar yayılmış paniğin dünyada olmadığını düşünüyorum. Daha yeni ABD’den geldim. Bizdeki kadar panik görmedim. Ama tabi ki önemli. Ben de aşı olmayı düşünmüyorum. Ama bu algının da iyi yönetilemediğini de düşünüyorum.

AA: Açılımın 10 Kasım’da Meclis’e getirilecek olması da galiba bir algı sorunu yarattı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

E.D: Türkiye’de siyaset semboller üzerinden yapıldığı sürece, insanlar kafasını kaşırken bile ‘işte bunu düşündü, şunu söylemek istedi, asıl maksadı şuydu, niyeti başkaydı’ çılgınlığı sürdüğü müddetçe hiç bir şey sağlıklı yürütülemez. Toplum bir süreç yaşıyr. Semboller üzerinde kavga etmek yerine öze inmeyi sanırım öğreneceğiz.

AA: Semboller önemli değilmi? Yani dinde de sembol vardır. Semboller bizim değerlerimizin ifadesidir. 10 Kasım’da bu konunun tartışılacak olması eleştirildi. Sizce bu beyhude bir tartışma mı?

E.D: Ben orada karar verici mekanizmada olsam 111 ya da 9 kasımı seçerdim. Öünkü böyle bir iletişim kazasına fırsat vermemek lazım. Biz gazeteyi de hazırlarken de önce bir şey söylüyoruz, sonra da bu nasıl algılanır diye düşünüyoruz. Ama burada mutlaka bir art niyet var demek de, Türkiye’yi tımarhaneye çeviriyor. Buraya kadar da götürmemek gerekiyor diye düşünüyorum.
(Kanal D Haber)


YORUM YAZ
Toplam 45 yorum yapıldı
Bu haberin tüm yorumları »
Haluk Ağustos 08.11.2009 03:14:18
Ne güzel işte.. Batışını isteyenler Sevinsin...
Katılıyorum Katılmıyorum 0
Şikayet Et
izmirli5919 07.11.2009 21:19:27
patatesi bilemem ama kesin çamaşırlarını yıkatmışlardır,yada askerlikten kaçan bir çürük elmadır.çünki askerlik er meydanıdır,askerlik yürek işidir,askerlik vatan işidir,askerlik bizlerin gururla gittiği bir peygamber ocağıdır,askerlik bir ailedir,askerlik TÜRK YURDU-TÜRK VATANI-TÜRK OCAĞIDIR.
Katılıyorum Katılmıyorum +22
86%
14%
Şikayet Et
jale 07.11.2009 10:38:15
ASKER OCAĞINDA patates mi soydurdular sana?
Katılıyorum Katılmıyorum +1
60%
40%
Şikayet Et
ertus97003 07.11.2009 05:05:39
Eh, derler zaman onların zamanı...Benimde aklıma şu dizeler geldi bende onu söyleyeyim bari...Keser döner sap döner / Et kaçar kasap döner / Perdenin arkasında / Meclisin ötesinde / Bin türlü hesap döner (Mahzuni Şerif) bakalım o zamanlar ne söylerler....
Katılıyorum Katılmıyorum +14
93%
7%
Şikayet Et
Bulut Uğurludağ 06.11.2009 21:07:36
Lütfen milletin göz ağrına peygamber ocağı dediğimiz bir ocağın fertlerine karşı bu kadar acımasız olmayın.Bu memleket bu ordu ile diktir.Bu ordu geleceğimizin teminatıdır.(Sadece sıradan birvatanseverim)
Katılıyorum Katılmıyorum +10
85%
15%
Şikayet Et
sahara 06.11.2009 19:32:55
TSK degil,sizler batiyorsunuz.
Katılıyorum Katılmıyorum -1
33%
67%
Şikayet Et
jülyet türk 06.11.2009 19:30:52
SEN SIRITACAĞINA, o TSK'YA KURBAN OL. ASKERLİK YAPMAMIŞ GALİBA BU, TSK'NIN NE OLDUĞUNUN FARKINDA DEĞİL.
Katılıyorum Katılmıyorum +1
66%
34%
Şikayet Et
kaan türk 06.11.2009 18:08:15
birde söyle düsünün ordu millete düsmanmı dostmu???at gözlügüyle bakılırsa hak ölcülerde sonuca varılamazki???ne yaparsa dogrudur zihniyeti bizi bu hale getirdi zaten...gözüm dediklerimiz gözümüzü cıkarmadımı?can dediklerimiz canımızı almadımı?basörtüsünde yaygara koparanlar hadi bitirinde göreyim su pkkyı....25 yıl oldu be...bide karsımıza gecip pkk dagılma sürecine girdi...kan kaybenden pkk deyip duruyosunuz yıllarca...o kadar maas alıyosunuz babanızın hayrına yapmıyosunuz ya...maasla vat
Katılıyorum Katılmıyorum +1
100%
0%
Şikayet Et
ahmet erzurumlu 06.11.2009 17:47:49
Bu çok demokrat ve çok akıllı gazeteci arkadaşa sormak istiyorum;asker ve ergenekon deyince ağzınızdan bal damlıyor. Pek demokrat kesiliyorsunuz da Deniz Feneri deyince neden korkak fare kesiliyorsunuz. Sizin ağababalarınız neden Zahit Akmanı açığa alamadı ?neden polisler Kanal 7'ye aramaya giderken siz çayları hazırlayın biz aramaya geliyoruz der gibi gitti? bunlara bir cevap verin de ne kadar demokrat olduğunuzu anlayalım.
Katılıyorum Katılmıyorum +1
66%
34%
Şikayet Et
zusa 06.11.2009 17:38:18
TSK kadar kafanıza taş düşsün. Yeter be kendi ordusu ile bu kadar uğraşan insanlara ne denir ben sölemiyim. Kime düşmansınız anlamadık, ülkeye mi TSK'ya mı? TSK ya düşman demek ülkeye düşman demektir bence...
Katılıyorum Katılmıyorum +23
96%
4%
Şikayet Et
yorumcu 06.11.2009 17:23:11
Osmanlıyı bu sığ düşünce yapısı batırdı. Kurtaran yine ulusal türk birliği oldu. Bu sefer de cumhuriyeti batırmaya hevesliler. Kurtaran olur mu. Kurtaran muvaffak olur mu. Yurdum insanına duyurulur.
Katılıyorum Katılmıyorum +18
95%
5%
Şikayet Et
BU HABERİN TÜM YORUMCULARI
gencoy19691 (3)
izmirli5919 (2)
umutcan ercan (1)
ahmet erzurumlu (1)
Bir Fani (1)
zusa (1)
Mk (1)
Mehmet Bayalan (1)
ercankarpuzcu (1)
kaan türk (1)
kamıle uslu (1)
yorumcu (1)
tokmak (1)
theaganiz (1)
Cankaya (mobil kullanıcı) (1)
Vatansever; (1)
BAYKUT AKYILMAZ (1)
Cengiz Dagci (1)
hamdiaksoy (1)
mehmet altunel (1)
tuğba (1)
nesibe gün (1)
Av.Mahmut Küçük (1)
mcccetin1 (1)
ejder (1)
Mustafa kemal (mobil kullanıcı) (1)
42xy (1)
ertus97003 (1)
ramon (1)
jülyet türk (1)
jale (1)
Sami ÇETİNKAYA (1)
Bulut Uğurludağ (1)
Haluk Ağustos (1)
ferhat (1)
sahara (1)
ASAKİR (1)
ATANIN KIZIYIM (1)
turgutpasha (1)
PASAM (1)
hsunny61 (1)
tayfun özmeriç (1)
İletişim Bilgileri
Bize Yazın
Reklam Bilgileri
RSS
Kullanım Koşulları
Haber
Türkiye
Siyaset
Dünya
Ekonomi
Spor
Magazin
Hava&yol
Bilgi
Arama
Sağlık
Kadın
Astroloji
Şehir
Dekorasyon
Gezikolik
Yemek
Program İndir
Eğlence
Foto
Video
Arkadaşlık
Oyun
İtiraf
Müzik
Sinema
Televizyon
Yarışma
Testolog
Fotokoppi
İddaa Sonuçları
İletişim
Eposta
Skype
Ekart
RSS
Faydalı Linkler
Webservis
Webrehber
Anket
1903sözlük
1905sözlük
1907sözlük
İlan Sitesi
Alışveriş Merkezi
Hepsiburada
Emlak Ara
Doğan Portal ve Elektronik Ticaret A.Ş.