Serdar Kuzuloğlu / Radikal
Yürütülen çalışmada her katılımcıya bir akıllı cep telefonu verilerek yedi gün süreyle 14 saatlik bir diliminde her iki saatte bir mesaj yollandı ve son yarım saat içinde ne arzuladıkları soruldu. Bu mesajlara gelen 10 bin 558 yanıtın 7 bin 827’si şiddetli bir ortak ve garip arzuyu içeriyordu: Dinlenmek ve uyumak!
Deneklerin en başarısız olduğu şey çalışma isteğine karşı direnmek oldu. Çalışmak istemediği halde kendini çalışmaya zorlayanlar ilginç bir şekilde tam aksine spor, seks ve dinlenme gibi arzularını bastırmada çok daha başarılı çıktı. Özetle hiç istemeden çalışıyor ama çok istememize rağmen seks, dinlenme ve eğlenme gibi heveslerimizi bastırıyoruz.
Araştırmanın sonuçlarına göre alkol, tütün ve kahve gibi genel geçer kabul edilen bağımlılık ve arzularımıza sanılanın aksine çok daha kolay karşı koyabiliyoruz. Karşı konulamaz tek arzumuz ise Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar. Bu tip hizmetler kullanıcıların gözünde daha zararsız ve kabul görmüş alışkanlıklar olduğu için daha şiddetli bir arzu nesnesi haline geliyor. İşe bağlı sorumlulukları istemeden de olsa yerine getirme durumuysa sonuçları yorumlayan uzmanlara göre bu eylemin hayatın devam ettirilmesine yönelik kritik önem taşıması ve aksamasının ciddi sorunlara yol açmasından kaynaklanıyor.